21 Kasım 2011 Pazartesi

DOĞUMGÜNÜ, YILDÖNÜMÜ VS.

       Bir arkadaşın fotoğrafın bakıp resmini çizdim. Dün akşam. Uzun zamandır karakalem çalışmamıştım. Yaptığım resimler, okulda çocukların sanat etkinliklerinde kullanacakları çizgi karakterleri ve basit nesneleri geçmiyordu çok zamandır. Ama sevdiğim bir arkadaşıma aldığım mücevher kutusuna böyle bir hediye yerleştirme fikrini bir an çok sevdim.
       Kendi kendimizi çektiğimiz fotoğraflara hızlıca bakıp, neredeyse on tanesinin 8 tanesini silen bir arkadaşın muhtemelen "idare eder"deyip kullandığı bir fotoğrafına bakıp çizdim. Yaklaşık yirmi dakikada bitirdim çizdiğim şeyi. Beklemiyordum ama benzettim. Oldu. Arkadaşım muhtemelen bunu da beğenmeyecekti. Ama sebebini kendisinin fotojenik olmayışına bağlayacaktı. Ama biri için yapılmış bir şey, her ne olursa olsun, estetik olarak çirkin sayılsa da sayılsın, bir iltifattır, ilgidir. Gülümsetir. Tatlıdır.
     Arkadaşlar değişiyor, eksiliyor. Öyle bir şey ki hayat. Değişmeyen tek şey değişim, klişesi yerinde. Ölüyorlar hatta. İnanılmaz. Muhtemelen ben buradan gittiğimde buradakilerin hepsi de silinecek hayatımdan. Geriye kuru bir Facebook muhabbeti, doğumgünü kutlamaları, "şu videoyu tavsiye ederim" babında yazışmalar kalacak sadece. Ama hatıralar... Muhakkak saklanır. Küçük bir kağıt parçası olsa bile...