4 Nisan 2012 Çarşamba

VAR MISIN?

           "Hayal kırıklığı"diyecektim yazının adına. Ama zaten ne yazsam aynı tadı verecek, muadil olacaktı. O yüzden aklıma bıçak gibi saplanan bu soruyu yazdım.
           Çok fazla kere ve çok fazla miktarda hayalkırıklığına uğradığımı söylediğimde bir arkadaşım "Beklentilerini kıs." demişti. Ne zaman "hayalkırıklığı" sözcüğünü işitsem, okusam, kullansam aklıma o gelir. "Beklenti". Tabii ki doğru. Mutlak bir hayalkırıklığı yok. Beklentilerimize cevaben aldığımız karşılıkların olumluluğu ya da olumsuzluğuyla ilgili sonucuna vereceğimiz ad.
         Geçtiğimiz haftasonu, bebeklerinin artık doğması için gün sayan arkadaşlarımın konuşmaları benim gibi huzursuz bir ruha iyi gelmedi. Sevgililiklerinin ilk dönemlerinde birbirlerine yolladıkları romantik hediyeler, birbirlerine taktıkları tatlı isimler, evlenme teklifleri, romantik aktiviteleri. Elbette kıskanmadım. Ama imrenmek... Aynı şey mi kıskanmakla bilmem, ama imrenmek de iyi değil. Velhasıl bakakaldım. İnsanlar farklı, dedim, oldukça farklı.
          "Birini sahiplenmeye ne zaman başlıyor, "senin"olduğuna hangi an karar veriyorsun?" gibi bir soruyla başlayan bir anket ilgimi çekerdi büyük olasılıkla. Oldukça romantik, imrendirmeci mutluların yanıtlarını okumadan geçmek gerekecektir; çünkü onlar doğruyu söylemezler, kandırırlar. Aşıklarsa aldandıkları için; değillerse ayıp olmasın diye romantik bir şeyler yazacaklardır. Geçin. Orada "Kimse kimsenin olamaz." gibi bir cümleyle karşılaştığınızda durun. İşte orada doğru bir şeyler yazıyor diyebiliriz.
          Kimse kimsenin olamaz. Bağlanır, alışır,sever, yapışır. Ama ait olamaz. Tereddütsüz "benim" dediğiniz bir eşya bile çalınabilirken, bir kişi-insan kişisi nasıl olur da yerinde durmaya garanti verir.
         Öyle çok soruyorum ki bu soruyu. Var mı, acaba diyorum. Hangi zamanlar artıyor varlığı, hangi zamanlarda azalıyor? Hangi mekanlardan hoşlanıyor, hangi yerlerde hayalete dönüşüyor. Her koşulda beni kabul ediyor mu? Canı sıkılsa da, kızsa da, trafiğe sinirlense de, annesi "tü kaka, bırak onu" dese de, karşı cinsten başka birinden bir an hoşlansa da, benden bir an için tiksinse de, sabrını tüketsem de... Ne zaman var, ne zaman yok. Bilemeyiz, ne o, ne ben. Ben var mıyım? Emin değilim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder