15 Aralık 2009 Salı

MELANKOLİ

-Melankoli halk arasında yalnızlığı tercih ve hüzün hali olarak bilinse de aslında psikolojik bir durumdur. Nedensiz yere depresyon hissi ve bir şeyler yapmaya duyulan isteksizlik olarak ortaya çıkar. Eskiden şizofreni gibi daha ciddi ve fiziksel rahatsızlıklara dayandırılan melankoli, beraberinde belli bir kültür ve kült getirmiştir.-

       
     Tanımı okuyunca irkildim. Melankoli için "tercih", "nedensiz yere", "kültür" sözcükleri alabildiğine tehditkardı. Kısa bir zaman zarfı içinde kapısını çaldığım doktorların sayısı artıp alanlar çoğaldıkça korkmaya başlamıştım. Nedeni "gerçek bir hasta" olmam değildi, aslında gerçek bir hasta olmamdı. Çünkü tahliller, muayeneler aynı sonucu veriyor ve doktorlar ne kadar çeşitli olsalar da aynı kısa cümleyi kuruyorlardı:"Psikolojik."
      Demek melankoli bir "kurgu"ydu, doktorun karşısında dikilen "hasta ben" de bir kurgucu, üç kağıtçı, sahteci, sahtekardı. Nedensiz yere depresyon bir modaydı. "Canım sıkılıyor, hayat çok anlamsız, mutsuzum." sözcükleri bu modanın ikonlarıydı. Modanın takipçileri bu sözcükleri sık kullanacaktı, "zamane"yi anlamayan gerçekçi anne-babalar da bunu "rahat batması" olarak tanımlayacaklardı. 'Bizi bizden başkası anlayamaz'ın verdiği güven, 'sanatçıların yaşamı melankoli doludur'un verdiği gurur yeterdi.
     (Üstte Albrecht Dürer'in, Melancolia ismini verdiği eseri,1514.
     Alttaki de benim nacizane karalamam, benim melankolim. Oysa ne kadar da benzer kurgumuz.)
Pekii melankoli sebepsiz mi? "Sebebi olan sıkıntıya dert; sebebi olmayan sıkıntıya ise melankoli denir." Derdi olan rakı masasında dostlarla demlenir, melankolisi olansa odasında, yalnızlığı ve ipodu ile Metallica dinleyerek bi taşım kaynar, daha fazla değil. Sebep olmadığını anlar anlamaz vazgeçecektir zaten.
      Velhasıl "melankoli'nin şiirselliği beni baştan çıkardı ama keşke olmasaydı bu illet, ben onsuz daha iyiydim. Elbet nedeni var. Mutluyken kalemle kağıtla, şiirle şarkıyla bile işim olmaz ki melankoliyle olsun. Mutluluk bol keseden zaman harcamak-onu sık sık kaybedip kazanmışlar der herhalde bunu, aynı cümleyi kuramasalar da demişlerdir başka türlü-.
     





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder